|
Beşeri İlaçların Fiyatlandırılması Hakkındaki Kararın Değiştirilmesi ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı'nın yürürlüğe girmesi ardından ilaç sektöründe küçülme başlıyor. Yatırım planlarının değiştiği sektörde işten çıkarmaların da başladığı, önümüzdeki yıl ilaç sektöründe işini kaybedenlerin sayısının artacağı belirtiliyor. ,
10. Aralık 2009, İstanbul. Yeni fiyat kararnamesinin 4 Aralık Cuma günü yürürlüğe girmesi ardından ilaç sektöründe küçülme dönemine giriliyor. İlk etapta önümüzdeki yıl Türkiye ilaç sektöründe yaklaşık % 25 oranında bir küçülme bekleniyor. Yeni döneme hazırlanan firmalar yatırım ve istihdam planlarını gözden geçiriyorlar. İşten çıkarmaların başladığı sektörde, 2010 yılında işlerini kaybeden üniversite mezunu çalışanların sayısının artacağı belirtiliyor.
Yeni fiyat kararnamesinin ilaç sektörünün geleceği açısından ciddi riskler doğurduğunu kaydeden Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) Başkan Yardımcısı Engin Güner, "Mevcut kaynakları daha da kısarak ilaç ve sağlık hizmetlerinde iyileştirme sağlamak mümkün değil" sözleriyle durumu değerlendirdi.
AİFD anketi sektörün 2010 beklentilerinin kötüleştiğini ortaya koydu
40 araştırmacı ilaç firmasını çatısı altında toplayan AİFD’nin üye firmaların üst yönetimleri düzeyinde son günlerde yaptığı yeni bir anket, sektörün 2010 yılında çok zor koşullarda faaliyet göstermeyi beklediğini gösterdi. Ankete katılan yöneticilerin % 90’ı kararnamenin işlerini olumsuz etkileyeceğini bildirdi. Toplamda yaklaşık 25 bin kişinin çalıştığı ilaç sanayinde, katılımcıların % 37,5’i % 10’dan fazla, % 31,3’ü ise % 20’den fazla oranda işten çıkarmalar yaşanabileceği yönündeki endişelerini dile getirdiler. Soruları yanıtlayanların % 50’si kararname ardından önümüzdeki yıl Ar - Ge yatırımlarının % 10’dan fazla, % 12,5’i ise % 20’den fazla azalabileceğini tahmin etti. Katılımcıların % 81,3’ü ise kararname ile yapılan düzenlemelerin yeni çıkan ilaçların Türkiye’ye gelmesini olumsuz etkileyebileceğini kaydettiler.
Kaynak ayırmadan ilaç ve sağlık hizmetlerinde iyileşme sağlanamaz
AİFD Başkan Yardımcısı Engin Güner, yeni kararnamenin yürürlüğe girmesini değerlendirirken, 2004’ten bu yana Hükümet’in sağlık sektöründe yürüttüğü reformları büyük bir özveri ile desteklediklerini hatırlatarak şunları söyledi:
"Hastalarımızın ilaca ve diğer sağlık hizmetlerine erişiminin güçlenmesi, ülkemiz ilaç sektöründe şeffaflığın ve etik uygulamaların hakim olması ve istikrar sağlanması için desteğimizi her zaman Hükümetimize sunarak büyük özverilerde bulunduk. Bugün Türkiye Avrupa’da ilaç fiyatlarının en düşük olduğu ülkelerden biridir. Son kararname neticesinde ülkemizde ilaç fiyatları Avrupa’nın en ucuz ülkelerinin bile yaklaşık % 45 daha altında oluşmaktadır.Ülkemizde ilaç ve sağlık alanındaki harcamalar ise henüz OECD ortalamalarının çok altındadır. Hastalarımızın ilaca erişimini güçlendirmek için daha fazla kaynak ayrılması gerekmektedir. Hükümetimiz ise ek harcama yapmadan ilaca erişimi güçlendirmeye çalışmaktadır. Yeni fiyat kararnamesi ile sektörde yaklaşık % 25 oranında küçülme beklenmekte, önümüzdeki yıl toplam ilaç harcamalarının 14,6 milyar TL ile sınırlandırılması öngörülmektedir. Yani bu yılki harcamaların altında kalacaktır. Kaynakları kısarak ilaç ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi maalesef mümkün değildir."
İlaç endüstrisinin geleceği risk altında
Yeni fiyat kararnamesinde, her yıl dünya çapında 100 milyar dolara yakın Ar – Ge yatırımı yaparak, insan yaşamının kalitesini artıran yenilikçi ilaçlar üreten araştırmacı ilaç firmalarıyla, Ar - Ge maliyeti olmayan jenerik ilaç üreticilerinin aynı kefeye konduğunu vurgulayan Güner şöyle devam etti:
"Bu, ülkemizde yenilikçiliğin gelişmesini çok zorlaştıracak bir yaklaşımdır. Kararname yürürlüğe girmeden hemen önce son anda sağlanan uzlaşma olumlu bir adım olmuşsa da, sorunları tamamen ortadan kaldırmaktan çok uzak kalmıştır. Bu uzlaşma ile sadece sektörde yaşanacak %30’u aşkın daralma %25’e çekilmiştir. Her ne kadar kararname 3 yıllık bir süre içerisinde sektörü daha da zora sokacak önemli değişiklikler olmayacağı güvencesini veriyorsa da, sektörün bu süre içerisinde daralarak çok zor şartlarda mevcudiyetini sürdürmeye çalışacağını unutmamalıyız. Bu durumun sektörün her zaman birinci öncelik olarak talep ettiği öngörülebilirlik ve istikrardan uzak olduğu ortadadır. Maalesef ilaç endüstrisinin geleceği açısından ciddi riskler doğmuştur, sektör kötüye gitmektedir. İlaç endüstrisinin küçülmesi, istihdamın ve yatırımların azalması gibi kötü sonuçları kısmen görmeye başladık. Ne yazık ki önümüzdeki yıl daha yoğun bir şekilde göreceğiz. AİFD sektörün sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak, hastaların kaliteli ilaç ve sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirmek, ve tüm bu hizmetleri sürdürülebilir kılabilmek için yapıcı, diyaloğa ve işbirliğine açık tutumunu sürdürecektir. Hükümetimizden ve sektördeki bütün paydaşlarımızdan aynı davranışı göreceğimize inanmaktayız.”"
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği Hakkında
2003 yılında kurulmuş olan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği toplam 40 bioteknoloji ve Ar-Ge ağırlıklı firmadan oluşmaktadır. AİFD’ye üye olan Abbott, Actelion, Alcon, Astra Zeneca, Amgen, Astellas, Bayer, Boehringer Ingelheim, Bristol-Myers Squibb, Celgene, Chiesi, Daiichi-Sankyo, Eczacıbaşı-Baxter, Ferring, Fresenius Kabi, Fresenius Medical Care, Gilead, GlaxoSmithKline, IBSA, İ.E. Ulagay, Indentis, Johnson&Johnson, Lilly, Lundbeck, Merck Serono, Merck Sharp & Dohme, Nestle, Novartis, Novo Nordisk, Nutricia Klinik Beslenme, Pfizer, PharmaSwiss, Pierre Fabre, Reckitt Benckiser, Sanofi Aventis, Schering-Plough, Servier, Solvay İlaç Türkiye, UCB Pharma, Wyeth olmak üzere dünyadaki yeni ilaç araştırmalarının büyük bölümünü yapan araştırmacı ilaç firmalarıdır.
|