AiFD desteği ile TEPAV tarafından hazırlanan rapor kamuoyuna tanıtıldı

26.09.2016

AiFD desteği ile TEPAV tarafından hazırlanan, “İlaç Üretim ve İhracat Ekosistemi Raporu” bugün Ankara’da düzenlenen toplantıda kamuoyuna tanıtıldı. 

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) işbirliği ile TEPAV tarafından hazırlanan üretim-ihracat raporu ve çıktıları tüm paydaşlar ile 26 Eylül 2016 Pazartesi günü (bugün) Ankara’da düzenlenen bir lansmanda kamuoyu ile paylaşıldı. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında stratejik sektör olarak gösterilen ilaç sektörünün küresel rekabetteki yol haritasının masaya yatırıldığı programa, TEPAV, AİFD, TOBB yetkililerinin, sektör temsilcilerinin ve yabancı yatırımcıların yanı sıra Sağlık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve TÜBİTAK’ın da arasında bulunduğu birçok kamu kurum ve kuruluşunun temsilcileri katıldı.

Toplantının açılış konuşmaları AİFD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mete Hüsemoğlu ve TEPAV İcra Direktörü Güven Sak tarafından gerçekleştirildi.

Mete Hüsemoğlu konuşmasında, yenilikçi ilaçların sağlık sektörüne kattığı değerin çok önemli olduğunu belirterek, araştırmacı ilaç şirketlerinin de bu ortak paydada buluştuğunu söyledi. İlaç sektöründe gelişmenin olabilmesi için yerli ve yabancı yatırmalara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Hüsemoğlu, yaşam beklentisinin artışında yenilikçi ilaçların önemli rol oynadığını belirtti. Hüsemoğlu, bu ilaçların tedavi protokolleri içinde yer almasından bu yana Avrupa ülkelerinde diyabete bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 40 oranında azaldığını ifade ederek, “Kanserli hastalarda yaşam beklentisi iki yıl arttı. Yenilikçi ilaçların bunda katkısı çok büyük. Aşılar sayesinde ise unutulan hastalıklar var. Şu anda araştırma geliştirme çalışmaları kapsamında farklı şirketlerin yaklaşık 7 bin molekülü bulunuyor. Bu moleküllerle onkolojide, kardiyovasküler hastalıklarda, nöroloji gibi alanlarda çalışılıyor.” diye konuştu. Yenilikçi ilaçların, toplam sağlık maliyetine de katkı sağladığını dile getiren Hüsemoğlu, hastaneye yatış ve iş gücü kaybının azaldığını, komplikasyon riskinin düştüğünü bildirdi.

“Dünyada toplam ilaç satışı bir trilyon dolar”

Hüsemoğlu, ilaçların sağlığa katkısının yanı sıra aynı ekonomik açıdan da önemli bir değer olduğunun altını çizdi. Tüm dünyada, araştırma ve geliştirme çalışmaları içinde ilacın önemli bir yer tuttuğuna değinen Hüsemoğlu, şunları kaydetti: “İlaç sektörü, dünyada araştırma ve geliştirmeye en fazla kaynak ayıran sektördür. Örnek vermek gerekirse, dünyada toplam ilaç satışı bir trilyon dolar. İlaç sektörü, dünyada araştırma ve geliştirmeye en fazla kaynak ayıran sektördür. Bu sene yaklaşık 145 milyar dolar harcanacağı, bu rakamın 2020 yılında 160 milyar dolara çıkması öngörülüyor. Sadece, dünyada en çok satan ilk 20 ilaca bakıldığında, toplam ciro 150 milyar dolar. Bu nedenle ilaç, üretimi, ihracatı ve araştırma ve geliştirme fonlarıyla bir ülkeye değer katmaktadır.” Hüsemoğlu, Türkiye’de ilaç geliştirme ve araştırma çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’de ilaçla ilgili atılan adımlar, küresel pazarı hedeflemeli. Çünkü Türkiye yaklaşık dünya pazarının binde 7’si kadar büyüklüğe sahip ama dışarıda bir trilyon dolarlık büyük bir pazar var.” dedi. Türkiye’de üretimin de yüksek teknolojiye sahip olması gerektiğine işaret eden Hüsemoğlu, ülkede çok iyi üretim tesisleri bulunduğunu ancak özellikle dünyada en çok satan ilk 20 ilacın burada nasıl üretilebileceğinin belirlenmesi gerektiğini söyledi. Hüsemoğlu, “Ayrıca, araştırma geliştirme aşamasındaki 7 bin molekülün Türkiye’de nasıl üretilebileceğiyle ilgili politikalar geliştirilmesi, ülkemizin daha fazla yararına olacaktır” ifadelerini kullandı.

Güven Sak ise konuşmasında, sektör değil teknoloji seçme zamanı olduğunu belirterek ilaç sektörünün başka alanlara yayılacak teknoloji transferini yapacak özellikleri taşıdığını söyledi. İlaç sektörünün biyoteknolojinin transferi ve difüzyonu için sunduğu fırsatlara teknolojik sıçramayı hızlandırıcı özelliklere sahip olduğunu belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından TEPAV İnovasyon Çalışmaları Program Direktörü Selin Arslanhan Memiş “İlaç Üretim ve İhracat Ekosistemi raporunun sunumunu gerçekleştirdi. Memiş yaptığı sunumda, Türkiye’nin yeni büyüme stratejisinin en önemli bileşeninin teknolojik dönüşüm olması gerektiğini vurgulayarak, dünyada artık sanayi politikasının odağında yeni teknoloji platformlarının olduğunu ifade etti. Teknolojik dönüşüm için hızlandırıcı sektör seçmek gerektiğini belirten Selin Arslanhan Memiş ilaç sektörünün hızlandırıcı sektör olmaya en iyi aday olduğunu vurguladı. Memiş, yatırım yapılabilir bir ülke olduğumuzu göstermenin en iyi yolunun birkaç ileri teknolojili yabancı yatırım kararını duyurmak olduğunu beliren Memiş, ilaç sektörünün tekil bir sektör gibi değil, teknolojik dönüşüm için hızlandırıcı sektör olarak görmek gerektiğinin altını çizdi.

İlaç Üretim ve İhracat Ekosistemi Raporu, üretim ve ihracat konularını ele alarak ilaç sektörü ve Türkiye ekonomisine yol haritası çiziyor.

Basın toplantısının ardından gerçekleşen “İleri teknolojili yatırımları çekmek için nasıl bir yatırım ortamı gerekir?” ve “İleri teknolojili üretim yatırımlar için ne tür teşvik mekanizmaları tasarlanabilir?” başlıklı odak toplantılarında ise raporun içeriği çalıştaylar tarafından analiz edildi.

AİFD desteği ile TEPAV tarafından hazırlanan İlaç Üretim ve İhracat Ekosistemi Raporu, 2015 yılında yayımlanan İlaç Ar-Ge Ekosistemi Yol Haritası Raporu’nu tamamlayıcı niteliktedir. Türkiye ekonomisinin son otuz yılda geçirdiği ekonomik dönüşümü sürdürebilmesi için yeni bir büyüme ve sürdürülebilir kalkınma stratejisine ihtiyacı vardır. Bu stratejinin en önemli bileşeni teknolojik sıçramayı hızlandırmak olmalıdır. Dünyadaki trendlerle uyumlu olarak ilaç sektörü; ‘orta gelir tuzağına’ düşmemek için Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yapısal dönüşümün en önemli unsuru olan ileri teknolojili üretim ve ihracatın artışını sağlamakta kritik bir role sahiptir. Gerek ileri teknolojili üretim ve ihracatın artışı için taşıdığı potansiyel, gerekse biyoteknolojik üretimin transferi ve diğer sektörlere difüzyonu için sunduğu fırsatlar nedeniyle ilaç sektörü, teknolojik sıçramayı hızlandırıcı niteliği haizdir. Bu raporun temel amacı, ileri teknolojiye geçiş sürecinde küresel eğilimleri de analiz ederek başta 10. Kalkınma Planı olmak üzere kamu programları ile tanımlanan eylemlerin gercekleşmesine katkıda bulunacak somut öneriler getirmektir. Bu çalışmada, kamu politika belgelerindeki ortak hedefler esas alınarak, ilaç sektörü üretim ve ihracat ekosisteminin küresel standartlarda rekabetçi bir yapıya kavuşmasına yönelik bir yol haritası sunulmaktadır.